<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Vamos Bien Forum - Bloglar</title>
		<link>http://www.vamosbien.net/blog.php</link>
		<description />
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 08:51:48 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.vamosbien.net/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>Vamos Bien Forum - Bloglar</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/blog.php</link>
		</image>
		<item>
			<title>Film Kasımı ve Benjamin Toshack</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?29-Film-Kasımı-ve-Benjamin-Toshack</link>
			<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 00:04:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[1nci Geleneksel Film Kasımı Başlıyor. 
 
İşte Festival Filmleri 
  
HABABAM SINIFI UYANIYOR 
Hababam Sınıfı'na Haluk adında çalışkan bir öğrenci...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">1nci Geleneksel Film Kasımı Başlıyor.<br />
<br />
İşte Festival Filmleri<br />
 <br />
HABABAM SINIFI UYANIYOR<br />
Hababam Sınıfı'na Haluk adında çalışkan bir öğrenci gelir. Hababam, başta tuttukları takımı tutmadığı için alay ettikleri Haluk'u kendilerine benzetmeye çalışırlar. Ne var ki, Haluk kolay pes etmeyen, duyarlı ve duygulu bir çocuktur. Haluk çalışacak, büyük adam olacak, bıyıkları çıkacak ve elde ettiği koltuğunun çevresini kendi ile aynı düşünce de olanlara verecektir. Film, nefret ettiği çevreyi cezalandırmak için çok çalışan, uzun eşekte yastık olduğu için üzülen, hep kaleye geçtiği için kinlenen bir veledin hikayesini anlatıyor.<br />
<br />
DOĞUM GÜNÜ 4 TEMMUZ<br />
Film birgün önce yenik, ezik, mahvolmuş ve yokolmaya yakın bir grubun nasıl 1 gün içinde başkalaştığını anlatıyor. Özellikle hayattan ümidi kesmişlere şiddetle tavsiye ediyoruz. Film Pennsylvania Cemaati tarafından Beleş Şampiyonluk ödülü almış. <br />
Cemaat ayrıca daha önce desteklediği  &quot;Sefaköy'de Arsa ver Sana Stad Yaptırırım&quot; filmi izleyiciler tarafından büyük ilgi görmüştü.<br />
<br />
OLAĞAN ŞÜPHELİLER<br />
Filmde herşey Müfettiş Cornu'nun soruşturmaya gelmesi ile başlıyor. Soruşturma sırasında 75 dakikada Cornu'yu ikna eden gözüpek Damat Arıboğan ve Kardeş Helvacı'nın  inanılmaz performansları filme damga vuruyor. Her ne kadar arkalarında  gölgelerin gücü kayınpeder ve kulup yöneticisi kardeş olsada film izlenmeye değer. Filmi izlerken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta Cornu'nun kıvrak zekası ile hazırladığı raporu çıplak kralına sunuşundaki akıl almaz hız.<br />
<br />
FIGHT CLUB<br />
&quot; Lanetlenmeyi ve affedilmeyi boşverin, bizler Tanrının sevmediği çocuklarıyız &quot; diyerek sokakları arşınlayan ve Meinhoff çetesine bile parmak ısırtacak cesaretteki inanan çocuklar. Bu film, sevmeyi bilen, aşkını koruyan ve onun için herşeyi yapabileceklerin filmidir. Gerektiğinde devam edecek olan ve ismini sokaklarda yaşatan bir kavga serisinin ilk filmidir.<br />
İlhamını, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan alanların hikayesidir.<br />
<br />
13.CUMA<br />
Müfettişin ziyaretinden tam 13 cuma sonra herkes olan biteni öğrenir. Delilleri sır gibi saklanan gerçekler ortaya çıkar. Filmde sıkça kullanılan görsel efektler insanları büyülese, anlık yanılgılara sürüklese de bugüne kadar çok kez gördüğümüz korku öğelerinin dışına çıkmayan, vasatı aşmayan bir fantastik kurgu örneğidir. Bu film gerçekleri ünlü Türk Felsefeci Polat Alemdar'da arayan sinema severlere tavsiye edildiğinden biletleri tükenmiştir.<br />
<br />
OYUN<br />
6ncı filmimiz sırasından da anlaşılacağı üzere koltuk6, yastık6, köprü6 gibi filmlerin usta ekibi tarafından çekilmiş. Filmde bir adamın bir başkana yaptığı büyük kumpas anlatılıyor. Saint, bütün yatırımlarının kontrolünü ve ilişkilerini elinde tutmaya alışık, zeki, kurnaz ve başarılı çok zengin bir dolar milyoneri iş adamıdır. Aynı zamanda çok büyük bir kulubun başkanıdır.  <br />
Ancak Saint'in bu düzenli yaşamı, sorumsuz fakat etkileyici ikna yeteneği olan bir arkadaşının ona verdiği beklenmedik bir doğum günü hediyesiyle kökünden değişikliğe uğrar. Arkadaşı başka adamlar için Saint'e tuzak kurmuş ve onu bu tuzağa çekmiştir. Saint oyuna başlarken ortada çok büyük bir ödül olduğunu zanneder ve arkadaşının her söylediğini yapar. Bilet paralarını çantada verir, Bilyoneri kapatır, hakemlere kızar, mevcut idare ile kavga eder, iktidara göz dağı verir, yorumcuları tehdit eder, vs.vs. Ancak bu esrarengiz oyunun kuralları ve amacı hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Saint başına geldiği ve karşılaştığı olaylardan, aksiliklerden hangisinin gerçek ve hangisinin oyunun bir parçası olduğunu da anlayamaz. Önüne çıkan insanlar hatta taksi şoförü bile onu dinliyor, kayda alıyor ve birilerine aktarıyordur. Saint çoğu kez canını zor kurtarır. Önüne çıkartılan her delil kurmaca, her delil başka bir montajdır.  Film Saint'in oyunun içinden çıkıp, başta dostu sandığı kişileri ifşa etmesi, düzeni değiştirip aklanması ile sona erer. Sizlere film için küçük bir uyarımız var. Saint'in oyunun içinden çıkıp intikam almaya başladığı sahneler yetişkinler içindir. Erotik içeriği olan bu sahneleri izlerken Saint'in müthiş performansına hayran olacaksınız.<br />
<br />
Artık bütün filmler hakkında bir fikriniz var. Size sadece izlediğiniz filmleri unutmamak, henüz izlemediklerinizi izlemek düşüyor.<br />
<br />
Sanattan anlamayanlara da bir kaç sözüm var. Görüyorsunuz değil mi ? <br />
FARKINDAYIZ .YEMİYORUZ. SADECE İZLİYORUZ. BİR DE ÜSTÜNE BENJAMİN GEÇİYORUZ.<br />
<br />
Haklıyız.</blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Kerem Bozyayla</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?29-Film-Kasımı-ve-Benjamin-Toshack</guid>
		</item>
		<item>
			<title>1-2 Senin İçin Geldi Freddy, 3-4 Hemen Kapını Ört...</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?26-1-2-Senin-İçin-Geldi-Freddy-3-4-Hemen-Kapını-Ört</link>
			<pubDate>Fri, 26 Aug 2011 22:37:38 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Bu replikleri ilk duyduğumda sanırım 12-13 yaşlarındaydım ve yaklaşık 25 sene olmuş hala aklımda. 
Demek ki ne kadar korkmuşum Freddy'den, ki cesur...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Bu replikleri ilk duyduğumda sanırım 12-13 yaşlarındaydım ve yaklaşık 25 sene olmuş hala aklımda.<br />
Demek ki ne kadar korkmuşum Freddy'den, ki cesur yaşadığım gençliğimin ilk yaşlarıydı.<br />
Sonraları neler oldu hayatımda neler, Trabzon, Eskişehir, Zonguldak deplasmanları, sayısız kavga, sayısız yenen dayaktan sonraki gülümsemeler.Üniversite'deki Don Kişot halim ve askerlik. Kimseden korkmadım Freddy'den korktuğum kadar. Çünkü her an gelebilirdi Freddy ve 3-4'e kadar kapımı örtmem gerekirdi.<br />
<br />
Aşk herşeydir. Adamın cesaretini de alır yeniden cesarette verir kimseden korkmamacasına.<br />
<br />
Askerlikte aşıktım ve bütün eski defterleri kapatıp, yeniden düzenledim hayatımı.<br />
Sonra hep çok çalıştım ve teslim oldum sisteme. Fakat her çalışkan gibi bir yerlere gelmem uzun sürmedi.<br />
Hayatımda kısa bir süre sonra &quot; Bey &quot; olabilmeyi sağlayabilmiştim. Bu da hoşuma gidiyordu ama hiç unutmuyordum kırılan burnu veya köfte ekmeği 5 kişi paylaşmayı. Çok iyi yerden bilet alabilirdim stadta ama hiç terketmedim kale arkasını.<br />
<br />
Bugün artık biliyorum ki 2 hayattaki de sonuna kadar benim. Dedim ya aşk cesarette verir insana, kimseden korkmamacasına. Tek bir fark var artık Freddy'den korkmuyorum. Çünkü artık Freddy benim.<br />
Artık sadece yanlışı olanlar korksun bundan. <br />
<br />
Rasim, Mehmet, Sanem ve alayınız haydi oyuna, 1-2 sizin için geldi Freddy.</blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Kerem Bozyayla</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?26-1-2-Senin-İçin-Geldi-Freddy-3-4-Hemen-Kapını-Ört</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Daha yeni başlıyor</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?25-Daha-yeni-başlıyor</link>
			<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 09:47:17 GMT</pubDate>
			<description>*Geçtiğimiz pazar Fenerbahçe taraftarının cadde ve otoyol yürüyüşünün amacı neydi sizce?* 
 
 Şike mi? Şampiyonluk ve Avrupa kupası hakları mı?  
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><b>Geçtiğimiz pazar Fenerbahçe taraftarının cadde ve otoyol yürüyüşünün amacı neydi sizce?</b><br />
<br />
 Şike mi? Şampiyonluk ve Avrupa kupası hakları mı? <br />
<br />
Yüz bini bulan kalabalığın Türkiye'nin en büyük anlık toplum hareketi sergilemesinin altında bu kadar basit gerekçe olabilir mi?<br />
<br />
Standartları(!) bile aşan biber gazı bombardımanına maruz kalmalarına rağmen &quot;hadi bir kez daha yürüyelim&quot; dense tekrar yollara düşecek inadın sebebi bu kadar basit olabilir mi?<br />
<br />
Çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlıların oluşturduğu o kalabalığı tüm kimliklerinden arındırıp isyana iten basit bir &quot;teneke&quot; mi?<br />
<br />
Bu eylemi görmezden gelen medya için öyle olmalı. Yüzdükleri liboşluk ve menfaat çamurunun özetidir ruhunu &quot;tenekelere&quot; veya &quot;yeşil kağıtlara&quot; satmak.<br />
<br />
Yürüyüşün sebebini anlatalım o zaman: Fenerbahçe kimliğini korumak, başkalarına yapılanın Fenerbahçe'ye yapılmasına izin vermemek, toplu cinnet saldırılarına maruz kalan kesim olarak adalet için haykırmak, teslim olmayacağız demek... <br />
<br />
Neden mi?<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil . Çünkü geçen sezonun özellikle son 6 haftasında Bursa milletvekilleri ve diğer siyasi güçlerin her demeci, şimdiki soruşturmada resmedilenlerden daha &quot;net&quot; şike şüphesi taşırken niye hiçbir şey yapılmadığını anlatmak zorundalar.  Tıpkı bu sezon Trabzonspor lehine gözdağları veren vekiller, bürokratlar gibi. Onlar nerede?<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil. Zira  &quot;demokratlaşıyoruz&quot;, &quot;Türk futbolu artık temiz olacak&quot; palavralarına inanmamız için bu şike soruşturmasının 15 yıla yayılması gerekir. Yani  şu an Türk spor  ve siyasetinde önemli pozisyonlarda bulunanlara &quot;dokunmaları&quot; gerekir. O 15 yılın bağırsaklarını deşmeleri gerekir.<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil. Öyle ise aynı devlet kurumlarının görev aldığı 2004 yılına ait benzer dava dosyasının neden o zamanlar gözardı edildiğini anlatmaları gerekir.<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise 2006 ve 2010 yılında şikayet ve ihbarlarda bulunan Fenerbahçe kulübünün isteklerinin aynı yargı, emniyet ve TFF kurumlarınca neden ciddiye alınmadığını açıklamaları gerekir.<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise bu soruşturmanın ilk günlerinden itibaren yandaş medyadaki siyaset yazarlarının net biçimde &quot;futbola müdahale edildiği&quot; ve siyasi otorite tarafından &quot;yeniden şekillendirildiği&quot; itiraflarının &quot;masumluğunu&quot; anlatmaları gerekir.<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise neden gizlilik ve hukuk kurallarının paçavra edildiğini , anlatmaları gerekir. Hem de yalan yanlış ve tamamen yönlendirme amacı güden bilgilerle süslenerek... <br />
 Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise resim ve cep telefonu ile gizlice çekilmiş hastane görüntüleri gibi servislerle neden sadece Aziz Yıldırım'ın rencide edilmeye çalışıldığını açıklamaları gerekir.<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise 1. dereceden yandaş, 2. dereceden yandaşlığa terfi mücadelesindeki ulusal medyanın Fenerbahçe üzerine kirli yayınların ve hakaretlerin sebeplerini anlatmaları gerekir.  İlk günden itibaren kurdukları mahkemelerde iddianamesi olmayan bir soruşturma üzerine nasıl son kararı hükmettiklerini açıklamaları gerekir.  <br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise neden tüm bu hukuksuzluğun merkezinde &quot;bazı güçlerce seçilmiş&quot; yandaş medya muhabirlerinin oturduğunu anlatmaları gerekir. Onların nasıl günler öncesinden operasyondan haberi olduğunu, daha deliller ve ifadeler netleşmemişken kimin küme düşürüleceği hükmünü koyacak güvene sahip olduklarının izah edilmesi gerekir. <br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil. Öyle olsa idi tüm ligi kapsar ve herkes takip edilirdi, sadece Fenerbahçe değil. Ağırlıklı olarak medyanın ve Trabzonluların hedef gösterdikleri değil. Öyle olsa idi Trabzonspor lehine konuşan milletvekilleri ve adaylarının lige verdiği gözdağları da soruşturmaya girerdi. Hem de iddia edilenlerden kat be kat şike gibi şike olarak.<br />
<br />
Bu masum bir şike operasyonu değil.  Öyle ise 2-3 haftadır konu gereği, ama 10 küsur yıldır her fırsatta geçmişin incelenmesi çağrısında bulunan Fenerbahçelilere diğer kulüp yönetici, başkan ve taraftarlarının niye destek vermediklerini ama neden şimdi &quot;temizliğin&quot; kahramanı olmaya çalıştıklarını açıklamaları gerekir. <br />
<br />
Özet şudur: Toplu manipülasyonun tüm amacı zihinlerde mahkumiyet sağlamak  içindi... Gün geçtikçe soruşturmanın özü zedelenip güvenilirliliği zedelenirken bu manipülasyon TFF üzerine kaymaya başladı. Spor ve ceza hukuku ayrıdır diyerek kanaatle karar vermeye zorlama paniği içine girildi.<br />
<br />
Biz ise yansıyan detaylardan dolayı şaşkınız.  Mahkeme bitene kadar kimseye suçlu diyemeyiz. İddiaların tamamını bilmiyoruz. Ama gözaltına alınan ve ifadesine başvurulanlara sorulan sorular referans ise bizler de ligin 2. yarısı ile ilgili liste hazırlarız. Maç maç, pozisyon pozisyon... Böylece tüm ligi kodese sokmaları şart olurdu. Ama seçilmiş muhabirlerin belirttiği gibi emniyet spor programları ve pozisyon tartışmalarını kendisine rehber seçtiyse ortaya çıkan Fenerbahçe merkezli tabloya şaşmamak lazım.<br />
<br />
Evet, Fenerbahçeliler soru sordukları için soruşturmanın şikeyi temizleme maksatlı olduğuna inanmıyorlar. Hele 15 yıldır bunların araştırılması için en çok haykıran kendileri iken. Savcıya soruyorlar, medyaya soruyorlar, avukatlara soruyorlar... Ama dava seyrinde hukukun gerekleri haricinde kimseden tatmin edici cevaplar alamıyorlar.<br />
<br />
İşin Beşiktaş ve Galatasaray ayağı ise tirajik. Fenerbahçe'nin ortalarda olmaması ile meydanın kendilerine kalacağını, sistemi kendilerinin idare edeceğini zannediyorlar. Öyle ki siyasileşmiş böyle bir soruşturma sürecinde, hukuk sistemine güvenin olmadığı bir ülkede, yalan yanlış bilgilerle kendi teknik direktör ve yöneticilerini anında ortada bırakabiliyorlar.  Fenerbahçe olmazsa transfere gerek yok,para harcamayız planı içindeler. <br />
<br />
Keza medyanın bir kısmı da naklen yayın üzerinden leş yiyiciliği yapıyor.<br />
<br />
Oysa hepsi birer maşa. Ülkede her güç birilerinin olmalı. Her şeyi onlar kontrol etmeli. Alıp başını gitmiş büyük sermaye futbol kaçabilir miydi?  İnsanların oy tercihlerini önemsiz kılan böyle bir kimlik var olmamalı. Her an harekete geçebilecek bu kimlik büyük tehdittir.<br />
<br />
Onu yerle bir etmek için de önce en güçlü noktasından başlarsınız. Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'dan. Onlara dokunursak herkese dokunuruz. Mesaj budur...<br />
<br />
Zira siyasi otoriteye sırtını vermeden büyüyen, bağımsız tek kulüp Fenerbahçe. Elindeki tüm dış gelirler alınsa bile (naklen yayın, reklam vs) sadece kendi taraftarının katkısıyla klasmanını koruyabilecek tek kulüp Fenerbahçe. Kuyruğundan yakalanmamış, birilerinin kucağına oturmamış tek kulüp Fenerbahçe. Bağımsızlığını korumak için müthiş titizlik gösteren ve  zırh olan da Aziz Yıldırım. Fenerbahçe taraftarının sesini kesmesi, başını önüne eğmesi için hiç bir sebebi yok, göbek bağı yok. Herşey bir yana, pazar günü yürüyen yüzbinlerce insan kendi içinde siyasi olarak ikiye,üçe bölünse de  kavgası,sevdası ve sahip çıkmak için yürüdüğü kimliği Fenerbahçe idi. İdeolojisi değil.<br />
Bir ülkede, siyasi otorite ve rant klanı için bundan daha ürkütücü bir kimlik olabilir mi?<br />
<br />
Öte yandan bu  gözardı edilen en kritik nokta. Diğer güç merkezlerini alaşağı ederkenki kadar dirençsiz  yapılamaz. Soruşturma içeriği, aracı olan muhabir ve köşe yazarların futboldaki sosyal yapı ve taraftar reflekslerine hakim  olmadıklarını gösteriyor. Tarihi değiştiren Anadolu'dan yeni şampiyon hayalinin  gerçekleşmesine rağmen Bursaspor taraftarının niye sokakları yangın yerine çevirdiğini anlayamayan bu insanların daha büyük lokmayı nasıl yutacağı soru işareti.<br />
<br />
Dava sonucu ne olursa olsun asla masum şike operasyonu olmayacak ve asla adalet duygusunu tatmin etmeyecek.<br />
<br />
Ve artık Türk futbolunda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. <br />
<br />
Fenerbahçe için ise daha yeni başlıyor.<br />
<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18275703.asp" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18275703.asp</a></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?25-Daha-yeni-başlıyor</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fenerbahçe Cumhuriyeti&#8217;nde darbe]]></title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?24-Fenerbahçe-Cumhuriyetinde-darbe</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 15:33:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Fenerbahçe&#8217;de yaşanan, bir temizlik çalışması değil, bir iktidar çatışmasıdır; dolayısıyla siyasaldır. 
	Yanlış anlaşılmasın; &#8220;*Şike yoktur*&#8221;...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Fenerbahçe&#8217;de yaşanan, bir temizlik çalışması değil, bir iktidar çatışmasıdır; dolayısıyla siyasaldır.<br />
	Yanlış anlaşılmasın; &#8220;<b>Şike yoktur</b>&#8221; demiyorum; tersine,  &#8220;Yıllardır olan şey niye şimdi ortaya çıkarılıyor&#8221; sorusuna cevaben,  &#8220;Siyaseten zamanı geldi de ondan&#8221; diyorum.<br />
	Fenerbahçe tarihi boyunca hep böyle olmuştur.<br />
	<br />
	Birkaç örnek vereyim:<br />
	Tek parti döneminde Fenerbahçe&#8217;nin başkan koltuğunda CHP&#8217;li Şükrü Saracoğlu oturuyordu.<br />
	Saracoğlu, 1934&#8217;ten 1950&#8217;ye kadar Başkan kaldı. Başbakanken bile bu koltuğu bırakmadı.<br />
	1950 baharında DP iktidara geldi.<br />
	Ülkedeki tek partiden kalma koltuklar yenilenirken takımların koltuk takımları da o bahar temizliğinde değiştirildi.<br />
	12 yıllık &#8220;Milli Şef&#8221; İnönü&#8217;nün ardından, 16 yıllık Başkan Saracoğlu da koltuğu devretti.<br />
	Kime?<br />
	Demokrat Parti milletvekili Osman Kavrakoğlu&#8217;na...<br />
	<br />
	Kulüpte DP egemenliği ne zaman bitti dersiniz?<br />
	27 Mayıs&#8217;ta...<br />
	Menderes&#8217;i deviren askerler, futbol takımlarından da DP&#8217;li başkanları değiştirmelerini istedi.<br />
	Zaten Kavrakoğlu da Yassıada&#8217;da müebbet hapse mahkûm olmuştu.<br />
	Yerine İsmail Cem&#8217;in kayınpederi Razi Trak seçildi.<br />
	İlginçtir; Trak, 12 Eylül&#8217;den sonra da Başkanlık için ilk akla gelen isim olacaktı.<br />
	<br />
	1960&#8217;ların ortalarında, CHP ile AP koalisyon yapmıştı.<br />
	Fenerbahçe yönetiminde de bir koalisyon vardı:<br />
	Başkan, CHP&#8217;li İsmet Uluğ idi.<br />
	Başkan yardımcısı AP&#8217;li Faruk Ilgaz...<br />
	1965&#8217;te seçimi AP kazanıp tek başına iktidara gelince Faruk Ilgaz da Fenerbahçe&#8217;nin başkanlığına geldi.<br />
	<br />
	Türkiye Cumhuriyeti ile Fenerbahçe Cumhuriyeti&#8217;nin paralel tarihinin örnekleri çoğaltılabilir.<br />
<br />
  	Önemli olan şu:<br />
	&#8220;Fenerbahçe Cumhuriyeti&#8221;, TC içinde başından beri bir siyaset silahı, alternatif bir güç odağıydı.<br />
	Üstelik askeri gücü olan bir cumhuriyetti bu... Ordu içinde etkisi büyüktü. <b>1973&#8217;te Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Batur&#8217;un, futbolcu transferine evrak yetiştirmek için jet havalandırması hâlâ anlatılır.</b><br />
<br />
  	Şimdi bu &#8220;askeri-sivil bürokratlar cumhuriyeti&#8221;nin 13 yıllık başkanı,  hem de seçimden hemen sonra tutuklanıyorsa, bu işlem, başta  zamanlamasıyla, sonra hedefiyle elbette tartışılır.<br />
  	Kadri Gürsel&#8217;e katılıyorum:<br />
	&#8220;İktidar, eski Türkiye&#8217;nin bayrak dikmediği son kalesi olan &#8216;Üç  Büyükler&#8217;i, en güçlüsüne taarruz ederek psikolojik bakımdan yıkıyor.&#8221;<br />
  	Dokunulmazlığını kaldırıyor. İktidar kümesinden düşürüyor.<br />
	Ve Fenerbahçe yönetimi, yıllarca hep destek aldığı iktidarın,  bürokrasinin, yargının, medyanın, nasıl bir günde aleyhine döndüğünü,  gazetelerin nasıl savcılıkla kol kola girip gizli olması gereken  belgeleri ortaya serdiğini, yargısız infaz birimlerinin nasıl devreye  girdiğini, sermayenin nasıl panik halinde köşeye çekildiğini hayretle  gözlüyor.<br />
	<br />
	2011 seçimlerinin ilk faturaları kesilmeye başlandı.<br />
	&#8220;Bundan sonra ne olur&#8221; diye soranlara yukarıda örnekler verdiğim tarihi hatırlamalarını tavsiye ederim.<br />
	Cevabı orada var.<br />
  	Bu, siyasetteki yapılanmaya paralel bir darbedir.<br />
	Arkası gelecektir.<br />
	Her devir olduğu gibi yine eski çerçeveler indirilip yenileri asılacaktır.<br />
	Top, şimdi iktidarın ayağındadır.<br />
<br />
<a href="http://www.cafesiyaset.com/font-colorff0000can-dundardan-sok-iddialar_184976.html" target="_blank">http://www.cafesiyaset.com/font-colo...ar_184976.html</a></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?24-Fenerbahçe-Cumhuriyetinde-darbe</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cemaat Şampiyon Olur Mu?</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?23-Cemaat-Şampiyon-Olur-Mu</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 14:47:35 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Olur! 
 Türkiye&#8217;de hızla el değiştiren sermaye, son üç sezondur futbola da el  atmaya başladı. Endüstriyel futbolun sermaye-rant ekseninde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Olur!<br />
 Türkiye&#8217;de hızla el değiştiren sermaye, son üç sezondur futbola da el  atmaya başladı. Endüstriyel futbolun sermaye-rant ekseninde  uluslararasılaşması futbol alanında da büyük sermaye sirkülasyonunu  dünya ölçeğinde gündeme getirdi çünkü.<br />
 Çünkü, iktidar burada. Yani tüm bir toplumsal sistemin egemenlik  altına alınmasının bir ayağı da futbolda. Çünkü, on milyonlarca  taraftarın yeşil sahalarda cemaatleştirilmesi söz konusu. Çünkü,  iktidarı korumanın ve genişletmenin yolu bu. Çünkü, cemaatleşmek burdan  geçiyor.<br />
 Cemaat, futbolu görüyor, biliyor; sermayenin bu alandaki gelgitlerini  ve akışkanlığını takip ediyor. Futbol kulübü deyip geçmiyor.  İktidarının bir ayağının da buraya yaslanması gerektiğini öğrendi. Murat  Aksu&#8217;nun Beşiktaş&#8217;ta Yıldırım Demirören&#8217;e karşı adaylığı bunun ilk  işaretiydi. Laik anti-laik eksenli bir cepheleşme yarattılar. Denediler  olmadı. Adnan Öztürk&#8217;ün Galatasaray&#8217;da Adnan Polat&#8217;a karşı adaylığı bir  sonraki hamleydi. Alevi- Sünni eksenli bir cepheleşme yarattılar.  Denediler, çok yaklaştılar olmadı. Sırada Fenerbahçe var. Göreceğiz.<br />
 Üç büyükler de iktidarı almak istiyorlar! Çünkü sermaye orda, rant  orda, iktidar olmaları gerek! Yine deneyecekler. Bırakmayacaklar peşini.<br />
 Beşiktaş&#8217;ta Ertuğrul Sağlam'la denediler. Hakan Şükür'le yarattıkları  futbolcu tipinin benzerini teknik adamlıkta Sağlam'la denediler.  Dirençle karşılaştılar; yanıt Denizli oldu. Olmadı ama bırakmadılar.  Bülent Uygun'la Sivas&#8217;ta denediler, yine çok yaklaştılar ama Uygun&#8217;un  çapsızlığına, 1978 Sivas Katliamı ve 1993 Madımak&#8217;ına takıldılar.  Olmadı. Bırakmadılar.<br />
 Bırakmayacaklar da&#8230; Bırakamazlar da&#8230; Dünya futbol endüstrisine bakın.  Milyar dolarlar ortalıkta geziniyor. Üstelik bu gezinen sermaye büyük  kitleleri peşinden sürüklüyor. İkili bir yönü var açıkçası. Para ve  kitleler&#8230;<br />
 Şimdi sırada ve yine beyefendiliğiyle Ertuğrul Sağlam ve Bursasporu var. Olur mu? Neden olmasın!<br />
 Hakan Şükür TRT 1&#8217;in spor yorumcusu ne zamandır. Dikkat edin, tam bir  olgunluk abidesi ve bir başka beyefendi. Buna çalışıyor. Görüntüyü iyi  veriyor. Futbol yorumlarını, maç analizlerini dikkatle izleyin;  analizlerinin içinde dinsel temalar küçük, rahatsız etmeyici biçimde yer  alıyor. Şükür, iyi çalışıyor. Bir futbolcu idolü yaratıyorlar.<br />
 Daha modern ve batılı bir kent buldular: Bursa. Sivas&#8217;ın bir İç  Anadolu kenti olması, görece muhafazakarlığı ve alevi-sünni yarılmalı  kentinin yerine Marmara&#8217;da İstanbul&#8217;un burnun dibinde yeni bir üs  alanında denemeye karar verdiler. İstanbul burjuvazisinin karşısında,  Bursa&#8217;da muhafazakar yeni sağ burjuvazi. Kimsenin diyeceği olmaz.  Cemaatçi Ertuğrul Sağlam artık yeni idol! Bülent Uygun'sa çöpe atıldı.  Üstelik Ertuğrul Sağlam Bülent Uygun&#8217;un çap olarak çok üstünde. Yani  düzgün adam.<br />
 Milyar dolarlık bütçeli üç büyüklerin kontrolü altındaki parada  gözleri var. Ona hükmetmek istiyorlar. Tefeci-tüccar-bezirgan dönemi  bitti artık. Şimdinin büyük sermayedarıdırlar. Borsada, Gıdada,  İnşaatta, Alışveriş Merkezlerinde, Özel Hastanelerde, Otomotivde,  Bankacılıkta, Tekstilde, Medyada&#8230; Ya futbol!<br />
 Üç büyüklerin dağınık, savruk, plansız ve hesapsız muhasebesini ele  geçirme peşindeler. Her şey egemenliklerinde olacak. İki şeyden birine  razı olacak üç büyükler. Ya teslim olacaklar ya da entegrasyonu kabul  edecekler. Dikkat edin, Galatasaray kongresinde Adnan Polat&#8217;ın  listesinde Emir Sarıgül var.<br />
 -2-<br />
 Yani, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül&#8217;ün oğlu. Cemaat  bağlantısı biliniyor. 41S Belediye otobüsü Şişli Seyrantepe seferini  yapıyor. Düşünün!<br />
 Bir yandan taraflaşma yaratıyorlar bir yandan da entegre oluyorlar.  Karşı cepheyi oluşturuyorlar ama diğer cepheyi de boş bırakmıyorlar.  Anlayın!<br />
 Dikkat edin bir yandan üç büyüklerdeki sermayenin el değiştirmesi  için denemeler yaparlarken, diğer yandan da futbolun Ergenekon&#8217;unu  yaratıyorlar!<br />
 Türkiye Futbol Federasyonu'nda, Merkez Hakem Kurulu'nda, Kulüpler  Birliği'nde ve üç büyüklerin kulüp yönetiminde iktidar savaşı veriyor  cemaat.<br />
 Futbolun tüm kurul ve kurumlarını şikeyle terbiye edecekler. Ergenefutbol!<br />
 Şaka değil!<br />
 Boğazına kadar mafyöz ilişkilere batmış futbolda iktidar olmak için bulunmaz fırsat ve zamanıdır.<br />
 Şike olayına yakından bakın ve anlamaya çalışın. Siyasal arenadaki  ergenekonun bir benzeri futbolda yaşanıyor. Futbolcular, menajerler ve  kimi kulüplerin yöneticileri gözaltına alınıyor, ifadeye çağrılıyor.  Büyük oyunun küçük parçalarını ortaya sürüyorlar. Alt liglerden  başladılar. Mesajı alın istiyorlar.<br />
 Ergenekon&#8217;da yaratılan imajla futbol şikesinde yaratılan aynıdır.<br />
 Korku, sindirme ve güvensizlik&#8230;<br />
 Duydukça, okudukça gözbebeklerimiz büyüyor. Vay canına neler  yapmışlar da haberimiz yokmuş, dedirttiler insanlara. Ergenekon&#8217;da bunu  yaptılar. Şimdi futboldaki şike olaylarıyla bunu yapıyorlar. Yalan mı?  Elbette değil. Ama sorun şikenin olup olmaması değil ki! Verilen mesaja  bakın siz. Kime veriyorlar mesajı? Elbette kulüp yöneticilerine. Ve  elbette futbol kamuoyuna. Sadece bunlara değil, futbolun dışındaki geniş  kitlelere.<br />
 İşte sizin futbol dediğiniz bu! Kirli ve yalan dolan. Saf taraftar!  Dünyadan haberin yok! Ve ben bu pisliği temizleyeceğim. Her şeyi  temizlediğim gibi&#8230;<br />
 Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav'ın, 1995 yılında kaleci ZOLTAN  PETRY&#8217;in İnönü'de 2-0 Türkiye&#8217;nin kazandığı Türkiye-Macaristan maçında  yirmi beş bin dolar karşılığı şike yaptığı yönündeki açıklamasına bakın.  O dönemler adı geçen kaleci Gençlerbirliği&#8217;nin kalecisiydi. Ve iddia o  ki rüşveti TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) vermiş.<br />
 TRT 1'deki 'Akılda Kalan' programına konuk olan Erman Toroğlu,  &quot;Uluslararası organizasyonlara katılmak için federasyonlar da şike  yapar... Bizim federasyon da yapmıştır&quot; ifadesini rahatlıkla  kullanabiliyor ve bunu TRT 1&#8217;de söylüyor, dikkatinizi çekerim.<br />
 Futbolun kirliliğini kitlelerin gözüne sokuyorlar. Tıpkı Ergenekon  iddianamelerinin çarşaf çarşaf yayınlanması, ses bantlarının  televizyonlarda dinletilmesi gibi<br />
 Cemaat, sıranın futbola geldiğini söylüyor. Sizi bu pislikten ben  temizlerim, diyor. Şimdi küçük başladılar. 2., 3. liglere el attılar.  Aba altından sopa gösteriyorlar üç büyüklere, Federasyona&#8230;<br />
 -3-<br />
 Ümraniye&#8217;de bir gecekonduda yakalanan el bombalarından başlayan  Ergenekon sürecini hatırlayın. Generallere uzanan süreci düşünün. Direnç  gösterildikçe üstüne gittiler&#8230;Kulüpler ve federasyon bazında da  aynısını yapacaklar. Ya teslimiyet ya da daha ileri gidip yukarılara  uzanmak&#8230;<br />
 Gerisini anlayın ve bekleyin&#8230;<br />
 Hepsini bir araya getirin ve cevabı siz verin: Cemaat şampiyon olur mu?<br />
 O.Gün Ünal/Sol.org<br />
 <b>Odatv.com</b></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?23-Cemaat-Şampiyon-Olur-Mu</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Lube Ayar yayında...</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?22-Lube-Ayar-yayında</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 13:06:41 GMT</pubDate>
			<description>http://www.youtube.com/watch?v=5AAnm6nbeh8</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">
<iframe class="restrain" title="YouTube video player" width="640" height="390" src="//www.youtube.com/embed/5AAnm6nbeh8?wmode=opaque" frameborder="0"></iframe>
</blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?22-Lube-Ayar-yayında</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gerçekten 'şike operasyonu' mu?]]></title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?21-Gerçekten-şike-operasyonu-mu</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 12:59:52 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Medya yöneticilerinin bir bölümü hiçbir şeyi sorgulamadan, polise inanma yolunu çoktan ve kendiliğinden seçti bile. 
 
Şike operasyonu&#8217; mu gerçekten?...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Medya yöneticilerinin bir bölümü hiçbir şeyi sorgulamadan, polise inanma yolunu çoktan ve kendiliğinden seçti bile.<br />
<br />
Şike operasyonu&#8217; mu gerçekten? Yoksa, &#8216;Fenerbahçe operasyonu&#8217; mu; ya da &#8216;Aziz Yıldırım operasyonu&#8217; olmasın... <br />
Doğma büyüme Beşiktaşlı ve Beşiktaş Kulübü kongre üyesi olduğunu  açıklayan İsmet Berkan&#8217;ın önceki gün sosyal paylaşım sitesi Twitter&#8217;da  yazdığı şu satırlara gözüm takıldı, televizyonda (A Haber) kelimesi  kelimesine okudum: <br />
&#8220;Şike operasyonu beni hiç rahatsız etmiyor, aksine bu operasyon  sayesinde sevinmeye de hazırdım ama polisin operasyonunu kamuoyuna satma  çabası beni işkillendirdi, bugün yaşananlar daha beter işkillendiriyor  beni. Büyük resimde bir şeyler dönüyor, ama ne?&#8221; İsmet Berkan&#8217;ın sözünü ettiği, o gün emniyetten alındığı açıklanan ve  polislerin Aziz Yıldırım&#8217;ın evine pazar sabahı gidişini gösteren  görüntülerin televizyon kanallarında sunumuydu. Araya &#8216;Şike  Operasyonu&#8217;nda ele geçirilen (Aziz Yıldırım&#8217;la ilişkisi yok) 8 ruhsatsız  silahın görüntüleri de sokuşturuluyor. <br />
Görüntülerde bir suçun suçüstü ortaya çıkarılması yok elbette. Ama böyle  bir algı yaratılıyor. Aziz Yıldırım üzerinde. Tipik bir psikolojik  harekât örneği. Daha ifadesi bile alınmamış birinin kamuoyu nezdinde  infazı sağlanıyor.<br />
 <b>Psikolojik harekât </b><br />
 Üstelik bu, gizli olması gereken hazırlık soruşturması sırasında  yapılıyor. Polis, medyaya &#8211;daha önce de yazdım- cömert bir servis  yapıyor. Medya, hiçbir hukuk ve ahlak filtresinden geçirmeden, eline  tutuşturulanı yayımlayarak psikolojik harekâta aracılık yapıyor. <br />
Tıpkı 28 Şubat&#8217;ta yaptığı gibi. Tıpkı o dönemde mağdurlarından birinin ben olduğu &#8216;Andıç&#8217;ta yapıldığı gibi. <br />
Hukuk ayaklar altına alınarak &#8216;adalet&#8217;e nasıl ulaşılacaksa, o yol izleniyor. <br />
Medya yöneticilerinin bir bölümü hiçbir şeyi sorgulamadan, polise inanma yolunu çoktan ve kendiliğinden seçti bile. <br />
Oysa medya boru-trampet takımıyla üç gün üst üste gürültüyle açıklanan  &#8216;bilgiler ve bulgular&#8217;ın bir bölümü fos çıktı. Örneğin, Karabükspor&#8217;dan  Fenerbahçe&#8217;ye transfer olan Nijeryalı futbolcu Emenike&#8217;nin bavul bavul  para aldığı ve Fenerbahçe karşısında maça çıkmadığı, bunun belgelerinin  bulunduğu öne sürülmüştü. Açın bakın pazartesi-salı günkü gazetelere. <br />
Emenike serbest bırakıldı. Var olduğu iddia edilen görüntüler ise hiç ortaya çıkmadı. <br />
Aziz Yıldırım&#8217;ın Beşiktaş-Fenerbahçe maçından önce Futbol Federasyonu  Başkanı&#8217;na telefon edip Cüneyt Çakır&#8217;ı maç hakemi olarak istediği ve  maçtan önce Cüneyt Çakır&#8217;la görüştüğü manşetlere çıkmıştı. <br />
Ne oldu? Bunun gerçek olmadığı ortaya çıktı. Örnekleri saya saya bitiremeyiz. <br />
Bu şekilde yürütülen bir &#8216;operasyon&#8217;un, milyonlarca Fenerbahçeliyi,  &#8216;Temiz Eller Operasyonu&#8217; olduğuna ikna edemezsiniz. Fenerbahçeliler,  bunun Aziz Yıldırım üzerinden yürütülen bir &#8216;Fenerbahçe Operasyonu&#8217;  olduğuna kanaat getirmeye başladılar. <br />
Bunu kim, niçin, ne amaçla yapıyor? Cevabını bulamadıkları, benim de cevabını araştırdığım soru bu.<br />
 <b>Lube Ayar&#8217;ın soruları </b><br />
 Ne ki, Fenerbahçelilerin önemli bir bölümü, bunun &#8216;dürüst&#8217; bir &#8216;Şike  Operasyonu&#8217; olduğuna ilişkin kül yutmuyor. Alın size bir Fenerbahçe  taraftarı olan, ödül sahibi bir gazeteci, 12 yıllık yargı muhabiri Lube  Ayar&#8217;ın Twitter&#8217;da yazdıkları: <br />
&#8220;Anlamak istemeyenlerle işim yok. Ama algı sorunu olanlara tekrar  anlatabilirim. Hadi başlayalım&#8221; diye söze girmiş. Kayda düşsün: <br />
1) Polis, 2004&#8217;ün son haftalarında &#8216;dinlemede&#8217;ydi! Yani, Rize-Akçaabat  ve Rize-Beşiktaş maçında olacakları biliyordu. Soru: Ne yaptılar? 2)  Maçlar oynandı, lig bitti, soruşturma bitti. Bursaspor küme düştü. Şike  konuşmaları savcı Selim Berna Altay&#8217;a geldi (Hrant Dink cinayeti  davasının savcısıydı. cç) Soru: Savcı ne yaptı? <br />
3) 2005&#8217;te dava başladı. Ben dosyayı aldım. Bazı belgeleri yayımlayan  Milliyet, şike belgelerine burun kıvırdı. Soru: Geçti mi bir yıl? <br />
4) Milliyet&#8217;in spor ödülleri töreninde M. Ali Şahin&#8217;e bu belgeleri  anlattım, önceki haberlerimi övüp kartını verdi. Soru: Bakan ne yaptı? <br />
5) Juventus (İtalya&#8217;nın ünlü futbol takımı cç) küme düşürüldü. Ben apar  topar Datça&#8217;dan çağrıldım, bir kısmını yazdım (Türkiye&#8217;deki şike  soruşturması cç), bir kısmı veto yedi. Soru: Geçti mi 2 yıl? <br />
6) Bakan (M. Ali Şahin) NTV&#8217;nin canlı yayınına çıktı. Haluk Yürekli  istedi, telefonla bağlanacaktım. Ama Bakan istemedi, konuşamadım. Soru:  Sizce neden?<br />
 7)Bakan yayında &#8216;İki yıllık zamanaşımı süresi doldu, yapacak bir şey yok&#8217; dedi. Soru: Bu sürenin nasıl geçtiğini anladınız mı? <br />
8) Milliyet&#8217;ten Cemal Ersen&#8217;e konuşan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı  Haluk Ulusoy, &#8216;Bu belgeler yok&#8217; dedi. Soru: Diyecek söz bulabiliyor  musunuz? <br />
9) Sedat Ergin (o sırada Milliyet Genel Yayın Yönetmeni cç) Fenerbahçe  muhalefetinin (Aziz Yıldırım&#8217;ın muhalifleri) telefon konuşmalarını  içeren bölümü silip attı, &#8216;Yıldırım lehine yazı istemem&#8217; dedi. Sorum  yok! <br />
10) Milliyet&#8217;te Sedat Peker&#8217;in ünlülerle yaptığı telefon konuşmalarını  koyduğum dosyadan Şansal Büyüka&#8217;nınkiler yok oldu! Bulamam mı sandınız? <br />
11a) Habertürk&#8217;teyken Fatih Altaylı kimsenin yapamadığını yaptı,  Rüştü&#8217;nün (o dönemde Fenerbahçe&#8217;nin kaptanı, kaleci Rüştü Reçber)  dövülmesine ilişkin telefon konuşmalarını Kanal 1 Haber&#8217;de yayımladık. <br />
11b) Ertesi gün spor basınının Sedat Peker&#8217;le ilişkisini kanıtlayan  ikinci bandı hazırladık. Sabah, Altaylı beni çağırdı ve şöyle dedi... <br />
&#8216;11c) Bugüne kadar Başbakan, Cumhurbaşkanı, MİT, ordu yazdım, ama böyle  bir şey ilk defa başıma geliyor. Bu bandı yayımlamasak olmaz mı?&#8217; <br />
11d)Altaylı, &#8216;Mehmet Ağar&#8217;ından Şenes Erzik&#8217;ine, Fatih Terim&#8217;inden Tahir Kıran&#8217;ına aramayan kalmadı&#8217; dedi. Sorum yok!&#8221;<br />
 <b>Kocaman&#8217;dan Alex&#8217;e </b><br />
 &#8220;Türk futbolu çökmeli, yeniden inşa edilmeli... 1958&#8217;den beri bütün  lig incelensin... Benim ağırıma giden, Fenerbahçe&#8217;nin öne çıkarılması&#8221;  diyen Türk futbolunun ahlak abidesi, Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut  Kocaman&#8217;ın onur ve emek adına niçin çırpındığını şimdi anlıyor musunuz? <br />
Türkiye&#8217;de futbol oynayanlar arasında bir başka ahlak abidesi olan  Fenerbahçe kaptanı Alex&#8217;in dün basın toplantısı düzenleyip &#8220;Biz burada  alın terimizi biliyoruz. Biz hiçbir maçı lekeli kazanmadık. Hak ederek  kazandık. Şu an net bir şey yokken bu konular hakkında vereceğim bir  cevap yok. Ben gerçekler üzerine cevap veririm. Benim için Fenerbahçe  şampiyondur&#8221; diyerek niçin isyan ettiğini anladınız mı? <br />
Fenerbahçelilerin niçin olan biteni &#8216;dürüst&#8217; amaçlı bir &#8216;şike operasyonu&#8217; olarak görmediğini anlayabiliyor musunuz? <br />
Başka sorum yok...<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;ArticleID=1055539&amp;Date=08.07.2011&amp;CategoryID=97" target="_blank">http://www.radikal.com.tr/Default.as...&amp;CategoryID=97</a></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?21-Gerçekten-şike-operasyonu-mu</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[RD1907: "Fenerbahçe Devrimi"]]></title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?20-RD1907-quot-Fenerbahçe-Devrimi-quot</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 12:51:52 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Her şey Emre Belözoğlu'nun  Fenerbahçe´ye imza attığı gün başladı...  Bir gazeteci&#8218; Aziz Başkan´a  cemaatin son kale Fenerbahçe´ye de sızmakta  mı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Her şey Emre Belözoğlu'nun  Fenerbahçe´ye imza attığı gün başladı...  Bir gazeteci&#8218; Aziz Başkan´a  cemaatin son kale Fenerbahçe´ye de sızmakta  mı olduğuna ilişkin bir soru  yöneltti. Aziz Başkan´ın tavrı ve cümlesi  çok netti: &quot;Fenerbahçe´ye  Fenerbahçe´nin ´F´si dışında hiçbir ´F´  giremez!&quot;<br />
 <br />
İşte o  andan itibaren açıktan açıktan fetoşun  kin ve nefreti başladı  Fenerbahçe´ye... Öyle ya işgal yıllarında ulusal  kurtuluş savaşına hem  sahada hem cephede en büyük desteği vermiş en  köklü kulüptü Fenerbahçe;  bu cumhuriyetin kurulmasında çok büyük emeği  vardı&#8218; hem de cumhuriyet  ilke ve devrimlerinin de yıkılmaz bir bekçisi  oldu her daim; o yüzdendir  ki Atamız Fenerbahçeli olduğunu beyan  etmekte bir sakınca görmemişti&#8218;  yanısıra işgalcilere kucak açan malum  kulübe lanet okumakta da...<br />
 <br />
Endüstriyel futbolun en  zirvesindeydi Türkiye´de Fenerbahçe ve  Avrupa´nın ilk on kulübü içinde  adı geçer olmuştu. Başlı başına bir  güçtü Fenerbahçe ve öyle ki 30 yıl  önce Yalçın Doğan´ın &quot;Fenerbahçe  Cumhuriyeti&quot; kitabında söylediği üzere  parti kursa tek başına iktidar  olacak güce sahipti. Ülkenin her  kademesinde Fenerbahçeliler ezici  üstünlükteydi&#8218; sporun her branşında  da rakiplerini eziyordu; borsada  hisseleri kazandırdıkça kazandırıyor&#8218;  her branşta da kupaları kazandıkça  kazanıyordu.<br />
 <br />
Fetoşun  ağzının suyu akıyordu ama bir türlü  nüfuz edemiyordu Fenerbahçe´ye. RTE  ile Aziz Başkan´ın arası iyi gibi  görünüyor ama önceliği cemaate veren  RTE, GS'ye tepeleri&#8218; statları her türlü peşkeş çekiyordu, cemaat  ilişkileri nedeniyle... Zamanında ele  geçirdikleri GS'nin 4 yıl süren  sportif başarıları ticari mantalite  yoksunu yiyici yöneticileri  yüzünden çok kısa zamanda eritilip  tüketildiğinden artık GS'den üstün  bir başarı bekleyemez hale gelmişlerdi.  Bu iş&#8218; GS'li Mesut Yılmaz  eliyle yapıldığından ve Fenerbahçe  taraftarının &quot;Sandıkta görüşürüz  Mesut Bey&quot; sözünün nasıl etkili olup  artık &quot;Mesut Yılmaz&quot; adını bile  anımsayan kimsenin kalmadığını  gördüklerinden bu &quot;kutsal&quot; görev  Fenerbahçeli RTE eliyle yürütülmeliydi  ki öyle de oldu.<br />
 <br />
Nasıl  Atatürk Cumhuriyetinin koruyucusu  konumundaki Türk Ordusunu sindirmek  için subaylar gözaltına alınıp  yargılandıysa ve halkın ordudan soğuması  için her şeyi yaptılarsa aynı  taktiği Fenerbahçe için de  tezgahlamışlardı ve bu plan devreye sokuldu.  Bu saatten sonra aklansa  dahi Aziz Başkan´ın görevine devam etmesi çok  zor bir olasılık olarak  görülüyor. Zaten şimdiden cemaatin adamlarından  hangisinin  Fenerbahçe´ye başkan olacağı konuşulmuyor mu?<br />
 <br />
1959´dan bu yana defalarca şike/teşvik iddiaları gündeme geldi...<br />
 <br />
BJK'liler  &quot;şerefli ikincilik&quot; sözünü kullandı iki kez... Her  ikisinde de GS  şampiyonluğa ulaşmıştı. Bu şampiyonlukları getiren 35  dakikada 5 gol  yiyen Ankaragücü kalecisi de serbest vuruş kullanan  Prekazi´ye eliyle  sol tarafı işaret edip Yugoslavca &quot;sola vur&quot; diye  bağıran ve gösterdiği  taraftan gol yiyen Eskişehir kalecisi de aynı  kişiydi: Zalad...  BJK'nin 100. yıl formasında o güne dek oynayan 700 futbolcusunun adı  yazılıydı&#8218; biri hariç: Zalad...<br />
 <br />
Hele 2006´da kaçırdığımız  şampiyonluk kusursuz bir &quot;organize iş&quot; idi. Denizli-Fenerbahçe maçından  sonra söylediğimiz tek cümle şu oldu: &quot;Küme düşme potasındaki Denizli´yi  yenemiyorsak zaten şampiyon olmayalım!&quot;<br />
 <br />
Evet, şimdi biraz tehlikeli sularda yüzmeye başlayacağım!!!<br />
 <br />
Denizliliyim&#8218;  Denizli´de yaşıyorum ve avukatlık yapıyorum. Denizli´de kurulan  tezgahlardan haberdar olduğum için Denizli  maçlarına kombinem olmasına  karşın o son maça gitmedim&#8218; maçı İzmir´de  tv´den izledim ve en ufak bir  umudum yoktu şampiyon olacağımıza dair. Denizli'ye dışarıdan Fenerbahçe  formasıyla gelen&#8218; İstanbul doğumlu olan  hiçkimse sokulmadı o maçtan  önce... Maçtan önce Denizlispor´un  çakma amigosu GS'li &quot;Yamuk&quot; Ali&#8218;  Antalya´ya gönderildi ve Antalya  GS'liler Derneğinden tedarik edilen  2000 dolayında cincon  taraftarı kente getirildi&#8218; hepsinde de  Denizlispor forması vardı. Bu kişilerin bilet ve forma paraları  Denizlispor´a  GS tarafından ödendi&#8218; bağış adı altında. Bu kişilerin  kente  girişinde hiçbir sorun yoktu&#8218; şehrin diğer tarafından  geliyorlardı ve hepsi de bilatereddüt alındı kente...<br />
 <br />
Nitekim  dönemin cemaatçi Denizli  Emniyet Müdürü daha sonra İstanbul Emniyet  Müdürlüğü´ne atandı ödül  olarak&#8218; cemaatçi vali de İzmir Valisi oldu  hemen akabinde... Sahaya  taraftarlar alınmadan önce yönetim tarafından  tüm koltuklarda  konfetilerin olması sağlanmıştı. Cemaatçi GS'li Haluk  Ulusoy&#8218; Denizlispor  Başkanı (güya Fenerbahçeli) Ali İpek´e maçın hiçbir  surette tehir  edilmeyeceğinin garantisini vermişti. Küme düşme  potasındaki diğer takım  Malatyaspor idi ve Gaziantep ile deplasmanda  oynayacaktı. Gaziantep de düşme potasındaydı ama Malatya ile berabere  kalması durumunda hiçbir maçın sonucuna bakılmadan kümede kalıyordu.  Malatya ise berabere kaldığı takdirde Denizli de yenilirse Denizli küme  düşüyordu. Denizli berabere kaldığı takdirde de diğer maç sonucu  Denizli´yi ilgilendirmiyor ve Denizli kümede kalıyordu. Denizli yönetimi  Haluk Ulusoy´un bilgisi dahilinde işi garantiye aldı ve GS'den  gönderilen 400 bin doları Malatya´nın  2 Çek oyuncusuna 200´er bin dolar  olarak gönderdi. Hatta Ali İpek çıktı,  &quot;ortada çantalar dolaşıyor&quot;  diye veryansın etti ki aslında bizzat  kendisinin yönettiği çanta  operasyonlarıydı.<br />
 <br />
Hep övünürler ilk tel örgüsüz saha diye&#8218;  evet, Denizli´de saha kenarlarında hiçbir tel örgü yok ve isteyen  istediği zaman sahaya atlayabilir ama Denizli  seyircisi çekirdek  çitlemekten başka bir şey düşünmediğinden Antalya´dan  getirilen GS'li  taraftarlara düşüyordu en büyük görev. Maç başladı,  konfetiler&#8218;  duraklamalar&#8218; konfetiler&#8218; duraklamalar... Teknik heyet ve  futbolculara  ağza alınmayacak hakaretler&#8218; küfürler&#8218; tehditler...  Defalarca durdu  oyun ama sahaya yabancı madde atılmaması için anons bile  yapılmadı&#8218;  çünkü üçüncüsünde maçın tehiri kararı vermek gerekiyordu. Bu  sırada  Gaziantep-Malatya maçı bitmişti ve Malatya kendi oyuncusunun kendi  kalesine attığı golle 1-0 yenilmiş ve Malatya küme düşmüş&#8218; Denizli  kümede kalmayı garantilemişti. (Nitekim lig bitiminde de Malatya&#8218; o iki  Çek futbolcusunu adeta kovarak apar topar göndermişti.) Fenerbahçe'nin o  günkü koşullar altında o maçı kazanma olasılığı inanın ki yoktu...<br />
 <br />
Bu  tarafta ise yarım saatten fazla süren duraklamalara karşılık 16  dakika  uzatma verildi. İşte o anda Aziz Başkan´ın tv´ye yansıyan  görüntüsü&#8218;  ayağa kalktığı ve arka tarafa geçtiği yönündeydi&#8218; hemen  arkasından da  sizlerin tanımadığı&#8218; benimse haftanın 5 günü gördüğüm ve görüştüğüm  Denizlispor yöneticisi gitti arka tarafa...<br />
 <br />
- &quot;Neler oldu arka tarafta?&quot; dedim.<br />
- &quot;Kulise geçti Başkan, ikimizden başka kimse de yoktu&quot; dedi.<br />
- &quot;Ne yaptı?&quot; dedim.<br />
- &quot;Başını ellerinin arasına aldı&#8218; sesleri dinledi&quot; dedi.<br />
- &quot;Konuşmadınız mı?&quot; dedim.<br />
-  &quot;Konuşmadı ki&#8218; zaten ağzını açsa ben 2 milyon dolar&#8218; 3 milyon dolar   şeklinde teklifler ileri sürüp direkt pazarlığa başlayacaktım&quot; dedi.<br />
- &quot;Abi o saatten sonra pazarlık mı olur&#8218; yetişmez ki&quot; dedim.<br />
- &quot;Sen görmedin mi sahanın kenarında iki horoz vardı&quot; dedi.<br />
- &quot;Evet gördüm&#8218; ligtv gösterdi&#8218; ne alakası var?&quot; dedim.<br />
-  &quot;Hehe&#8218; onları salacaktık sahaya&#8218; yakalanmaları en az yarım saat   sürerdi&#8218; biz de o sırada çek mek alırdık&#8218; zaten maçın tehir   edilmeyeceğinin garantisini almıştık Ulusoy´dan ama Aziz Başkan tek   kelime etmedi ki&quot; dedi.<br />
- &quot;...&quot;<br />
 <br />
Sustum...<br />
 <br />
Bir   başkan düşünün böyle bir organize işin parçası olmayan... O durumda   bile parayla maç satın almayan... Şimdi neden böyle bir işin parçası   olsun ya da olmak zorunda kalsın???<br />
 <br />
Bu&#8218; benim birinci  ağızdan dinlediğim&#8218; bizzat içinde  yaşadığım 2006 faciası. Bunun  2010´unu zaten hepimiz açıkça gördük...  2010´da her hafta &quot;gönlümüz  şunun şampiyon olmasından yana&quot; diyen  takımların ertesi hafta o takıma  nasıl yenildiklerini gördük. Yıllardır  konuşulan şike/teşvik  iddialarında kabak bizim başımızda patlatıldı&#8218;  hiçkimseye boyun  eğmediğimiz için... Ama inanıyorum ki bu asil taraftar  yine kimseye  boyun eğmeyecektir.<br />
 <br />
Ankaraspor´u tedbiren  ligden düşürüp  soruşturma sonuçlandıktan sonra Bank Asya´ya iade eden  TFF&#8218; o takımın 2  yıllık maddi manevi zararını nasıl telafi edecektir?  Bir de bu durumda  olan takımın Fenerbahçe olduğunu düşünün. Tıpkı  Hacettepe gibi TFF´yi  de kapattırırız emin olun&#8218; çünkü kendilerini  satsalar bizim zararımızı  telafi edemezler...<br />
 <br />
Artık dört  yanımız puşt zulası&#8218;  gözümüzü dört açalım&#8218; şanlı geçmişimize&#8218; şerefli  geleceğimize sahip  çıkalım&#8218; bu takımı ve bu ülkeyi çakallara  vermeyelim...<br />
 <br />
İnanıyorum  ki bu ülkeyi aydınlık günlere çıkaracak olanlar, yine, yeni, yeniden,  Atatürk'e ve onun desteklediği takıma sahip çıkan, Türkiye  Cumhuriyeti'nin kuruluşunda en ön saflarda savaşan Fenerbahçeliler  olacaktır...<br />
 <br />
İNANIYORUM Kİ BU ÜLKEDE FENERBAHÇE DEVRİMİNİN OLMA OLASILIĞI SOSYALİST DEVRİM OLMA OLASILIĞINDAN ÇOK, ÇOK, ÇOK DAHA FAZLADIR!!!<br />
 <br />
 <br />
<img src="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc6/269954_10150250900159362_670549361_7214875_5225952_n.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<br />
<a href="https://www.facebook.com/notes/r%C4%B1fat-de%C4%9Firmenci/rd1907-fenerbah%C3%A7e-devrimi/10150243511243159" target="_blank">https://www.facebook.com/notes/r%C4%...50243511243159</a></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?20-RD1907-quot-Fenerbahçe-Devrimi-quot</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şike ile Fenerbahçe&#8217;nin dizaynı iç içe]]></title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?19-Şike-ile-Fenerbahçenin-dizaynı-iç-içe</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 12:50:17 GMT</pubDate>
			<description>Geciktirdiğimiz, hasır  altı ettiğimiz, üstünden atladığımız ne kadar sorunumuz varsa yeri,  zamanı geldiğinde bir bir karşımıza çıkıyor. Bu yüzden...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Geciktirdiğimiz, hasır  altı ettiğimiz, üstünden atladığımız ne kadar sorunumuz varsa yeri,  zamanı geldiğinde bir bir karşımıza çıkıyor. Bu yüzden ağır ağır  konuların birisi geçmeden diğeri gündemimizi işgal ediyor. Bazen de iki  üç tanesi birden iç içe giriyor, yumak oluyor.<br />
 Bu günlerde futbolda yaşanan &#8220;şike&#8221; soruşturması ortalığı kasıp kavuruyor.<br />
 <br />
<b>FUTBOLDA NELER OLUYOR?<br />
</b> <br />
Futbol dünyamızda tam bir deprem yaşanıyor. 9 aylık soruşturmanın,  izlemenin, dinlemenin sonucunda polisin 'ofsayta düştüler' 'en büyük  transfer polisten' gibi adlar verdiği operasyonlar gündemimizin ön  sırasında.<br />
<br />
Gerekçe &#8220;Çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurmak, yönetmek ve suç işlemek  amacıyla kurulan örgüte üye olmak.&#8221;  Çeşitli şekilde belgelendiği idda  edilen suç ise  şike. &#8216;Hatır şikesi', 'transfer şikesi' ve 'teşvik  primi', hakemlere, futbolculara yönelik baskı, şiddet, sindirme  politikaları ve benzer bir çok ciddi suç sıralanıyor.<br />
 <br />
Operasyonu tüm ayrıntılarıyla izliyoruz. Sanıkların tutulduğu emniyet,  çıkarıldıkları mahkeme, götürüldükleri hastane önleri tam bir medya  ordusu tarafından izleniyor. Gazeteler haber dolu, TV&#8217;lerde yorumcular  ne var ne yok, öncesi sonrası her şeyi konuşuyorlar.<br />
<br />
FB&#8217;nin şampiyonluğu ve akibeti ne olacak? Lig ne zaman başlayacak?  Federasyon nasıl bir karar alacak? Avrupa liglerinde temsil durumu?  Yayıncı kuruluş LİG TV sözleşmeyi bozar mı? Takımların İstanbul Menkul  Kıymetler Borsası&#8217;ndaki (İMKB) kayıpları vs. vs.<br />
<br />
Detaylar o kadar çok ki&#8230;<br />
 <br />
Daha önce yapılan &#8220;Ergenekon&#8221;, &#8220;Balyoz&#8221;, &#8220;KCK&#8221; operasyonlarının bir  benzerini izliyoruz. Polisin yöntemleri, gizliliğin deşifre edilmesi,  masumiyet karinesinin ihlali, davanın özel yetkili cumhuriyet savcıları  tarafından yürütülmesi ortak karekterler.<br />
Artık &#8220;Ofsayta düştüler&#8221; isimli bir davamızda gündemde  kalıcı yerini alacak.<br />
 <br />
<b>OPERASYON ÖNCELİKLE FB&#8217;YE YÖNELİKTİR<br />
</b> <br />
Yapılan tüm açıklamalarda &#8220;Olay sadece Fenerbahçeyle ilgili değil&#8221;  &#8220;vurgusu özellikle yapılıyor. Evet futbolumuzda mafyalaşma, şike,  kriminal olaylar, kulüplerin prestijini arkasına alarak kendi işlerini  yapan yöneticiler hep vardı.<br />
Burada saptandığı idda edilen &#8220;şike&#8221; operasyonunun esas olarak  Fenerbahçe&#8217;ye yönelik olduğunu düşünüyoruz. Delillerin çok önceden elde  olmasına rağmen operasyonun Genel seçimlerden sonraya bırakılması bir  başka dikkat çeken nokta.<br />
 <br />
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Kulübü  Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Fenerbahçe Kulübü  yöneticisi İlhan  Ekşioğlu, Fenerbahçe Kulübü Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan, Fenerbahçe  Spor Kulübü Amatör Şubeler Koordinatörü Cemil Turan.  Hepsi FB&#8217;nin  önemli isimleri. Diğer gözaltına alınanların büyük bölümü de yine FB ile  ilgili. FB&#8217;nin kazanması için devreye girdikleri, şike yaptıkları  iddası var. Bunun dışında isimler, takımlar sadece  tabloyu tamamlayan  &#8216;dekor saz&#8217;dan ibaret.<br />
 <br />
Aziz Yıldırım 13 yıldır her yöntemi kullanarak FB&#8217;nin başında olmayı  başaran bir isim. Ama bu kadarla sınırlı değil o  Kulüpler Birliği  Başkanı, Türkiye Futbol Federasyonunu direk  etkileyen baskın bir figür.  Polisten yansıtılanlar, bize anlatılanlara göre Yıldırım suç üstü  yapıdı. Polisteki, hastahanedeki ve sızdırılan görüntüleri dramatik.  Operasyonla en önemli darbe önce Aziz Yıldırım&#8217;a vurulmuştur.  Yıldırım&#8217;ın  kamuoyundaki o dominant algısı yerle bir edildi.<br />
 <br />
<b>&#8220;AZİZ YILDIRIM BIRAKMALI&#8221;<br />
</b> <br />
&#8220;Futbol asla sadece futbol değildir&#8221; sözü bir kez daha doğrulanıyor.<br />
<br />
Ortada olgunlaşmış, herkesin bildiği ama etrafından dolandığı bir şike  konusu var. Yasalar da artık uygun. AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan bir  taşla iki kuş vuruyor. Bir yandan futbola çeki düzen vermek (siz bunu  diğer tüm kurumlarda olduğu gibi kendilerine bağlamak olarak anlayın)  diğer yandan da Fenerbahçe&#8217;yi dizayn etmek.<br />
 <br />
Zaman Gazetesi &#8220;yandaş&#8221; diye ifade edilen medyanın amiral gemisi. Orada  yetişen kadrolar bu gün medyamızın önemli kesimini yönetiyor. Gizlilik  kararı olan dosyaları, polis tutanaklarını, önemli bilgileri  önce  onların yaptığı haberlerden okuyoruz. İşte bu önemli. Gazete ve  onun  Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı 3 Temmuz 2011 günü ilginç bir  röpörtaj yaptı. Soruların muhatabı Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı  Hamdi Akın&#8217;dı. Söyleşi ağırlıklı olarak iş yaşamıyla ilgili. Söz bir ara  Fenerbahçe&#8217;ye geldiğinde  Akın &#8220;Aziz Yıldırım artık bırakmalı&#8221; dedi.  Son yıllarda İDO ihalelerini alan ve yıldızı parlayan işadamlarından  Hamdi Akın daha önce iki yıl FB&#8217;de asbaşkanlık yapmıştı.<br />
<br />
Komplo teorilerine hiç yakın değiliz ama Zaman Gazetesinde böyle bir ima yapılıyorsa bu önemli diye düşünüyoruz.<br />
 <br />
<b>AZİZ YILDIRIM SİYASİ KİTAPLARA MERAK SARDI<br />
</b> <br />
Hemen o gün operasyon başladı. Gözaltındaki Yıldırımla görüşen avukatın  açıklamasına göre müvekili &#8220;Kitap, gömlek, tişört&#8221; istedi. Ne tür bir  kitap istediğini sorduğumda da &#8220;siyasi içerikli kitap getirmemi söyledi&quot;  diye konuştu. Aziz Yıldırım o kötü koşullarda &#8220;siyasi&#8221; kitaplara merak  mı sardı dersiniz. Hayır. Yıldırım&#8217;ın &#8220;siyasi bir operasyonla karşı  karşıyayız&#8221; imasını anlamak zor değil.<br />
 <br />
Fenerbahçe kongre üyesi olmakla övunen Başbakan Erdoğan şimdilik  operasyonu doğal karşılıyor ve oldukça memnun gözüküyor. AKP&#8217;nin ağır  topları Bülent Arınç, Hüseyin Çelik yaptıkları açıklamalarla durumdan  hoşnutluklarını gizlemiyorlar.<br />
 <br />
AKP&#8217;nin &#8220;yandaşı&#8221; yorumcular &#8220;Fenerbahçe hemen yeni bir başkan seçmeli&#8221; çağrısında bulunuyor.<br />
 <br />
Aziz Yıldırım&#8217;ın durumuna çok üzülen ailesi  F.Bahçe Başkanlığı koltuğunu bırakması gerektiği konusunda fikir birliğine vardı.<br />
 <br />
Fenerbahçe Yönetim Kurulu&#8217;ndan beş idareci, TFF Başkanı Mehmet Ali  Aydınlar&#8217;a, &#8220;Yaşanılanlardan ötürü 104 yıllık bir çınar olan F.Bahçe&#8217;ye  ceza verilemez. Bu olaylardan, şahıslar ceza alabilir ama F.Bahçe ceza  almamalı&#8221; &#8220;Başkan başka Fenerbahçe başka&#8221; diyerek Yıldırımı gözden  çıkardıklarını ima ediyorlardı. Başka nasıl pazarlıklar yapılıyor, süreç  nasıl işleyecek henüz bilemiyoruz.<br />
 <br />
Plan tıkır tıkır işliyor. Bakalım Erdoğan ve ekibi  Fenerbahçeyi nasıl dizayn edecek.<br />
En önemlisi takımlarına tutkuyla bağlı 20 milyon Fener taraftarı durumu içlerine nasıl sindirecekler.<br />
Bekleyip göreceğiz... 	<br />
<br />
<a href="http://www.gercekgundem.com/?c=67129" target="_blank">http://www.gercekgundem.com/?c=67129</a></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?19-Şike-ile-Fenerbahçenin-dizaynı-iç-içe</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Aziz Yıldırım İle İlgili Şok İddia</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?18-Aziz-Yıldırım-İle-İlgili-Şok-İddia</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 12:47:04 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://www.sporbucks.com/gallery/i/1fdff0baf78e57563f76e969d5e8d43a.jpg?            
Aziz  Yıldırım &#8220;Daha savcının karşısına çıkmadan sevk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><img src="http://www.sporbucks.com/gallery/i/1fdff0baf78e57563f76e969d5e8d43a.jpg?" border="0" alt="" />          <br />
Aziz  Yıldırım &#8220;Daha savcının karşısına çıkmadan sevk edildiğim Kardiyoloji  Enstitüsü&#8217;nün belgesine, adresim olarak Metris 1 ve 2 No&#8217;lu Kapalı  Cezaevi İnfaz Kurumu yazılmış. Bu da soruşturmanın art niyetli ve  önceden kurgulanmış olduğunu gösteriyor&#8221; dedi.<br />
Futbolda şike soruşturması  kapsamında önceki gün tutuklanan FenerbahçeSpor Kulübü Başkanı Aziz  Yıldırım, mahkemede verdiği ifadede, henüz gözaltındayken sevk  edildiği İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü&#8217;nde laboratuvar  test sonuçlarına ilişkin belgeye adres olarak Metris 1 ve 2 No&#8217;lu  Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumu yazıldığını söyledi.<br />
<br />
Belgeyi  mahkemeye sunan Yıldırım, &#8220;Dikkat edileceği gibi daha savcılığa sevk  edilmeden suçlu bulunup adresim de kapalı cezaevi olarak  gösterilmektedir. Bu da yapılan soruşturmanın art niyetli olduğunu  önceden kurgulanmış önyargılı bir soruşturma olduğunu göstermektedir&#8221;  dedi.<br />
<br />
Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Hadi Çağdır  tarafından &#8220;suç örgütü kurmak, bu kapsamda birden fazla şike eyleminde  bulunmak ve bu eylemleri organize etmek&#8221; suçulamsıyla tutuklanarak  Metris Cezaevi&#8217;ne gönderilen Aziz Yıldırım, ifadesinde şunları söyledi.<br />
<b><br />
&#8216;KİMSEYİ ATTIRMADIM VE DÖVDÜRMEDİM&#8217;</b><br />
&#8220;Dosyaya  Sedat Peker&#8217;in adını geçirerek, örgüt kurduğum şeklinde iddialar doğru  değil. 18 numara olarak sorulan soruda 8 Mayıs&#8217;ta Mali Genel Kurul  öncesinde muhalif bir takım kişilerin gazeteye ilan vermesi üzerine  muhalefetin önüne geçebilmek amacıyla Sedat Peker grubuyla bağlantılı  oldukları söylenen Bülent İbrahim İşcan ve Abdullah Başak&#8217;ı  yönlendirdiğim şeklindeki iddia.<br />
<br />
Bu şahısları kongre sırasında  dövdüreceğim ve dışarı attıracağım şeklinde talimat verdiğim iddiasına  ilişkin benim böyle bir fiilim hiçbir şekilde söz konusu olmamıştır. Bu  şahıslar Fenerbahçe Kongre üyeleridir. Ben muhalif gruba kongreye  gelerek, varsa eleştirilerini mali konularda burada yapmalarını  bildirdim. Bana amatör şube için sponsorlardan temin edilen 40 bin  dolarla ilgili bu parayı nerden bulduğumu sormuşlar. Ben bunun nereden  bulunduğunu değil, nereye harcanacağının sorulması gerektiğini bilirim.<br />
<br />
Bunun  dışında adları geçen İbrahim İşcan ve Abdullah Başak&#8217;ın söz edildiği  gibi Sedat Peker grubuyla bağlantısı olup olmadığını ben bilemem.  Herhangi bir şekilde kongreden dışarı attırmadım, dövdürmedim.&#8221;<br />
<br />
<b>EMENİKE SAKAT OLDUĞU İÇİN OYNAYAMAMIŞTIR</b><br />
&#8220;Bir şike iddiası  da Emanuel Emenike ile ilgilidir. Bu futbolcununKarabükspor maçında  oynamamasının sebebi sakat olasıdır. Bu yönde raporları da vardır. Zaten  bizden sonra Trabzon maçında da oynamamıştır.&#8221;<br />
<b><br />
HEYECANDAN MAÇIN SON ANLARINI İZLEYEMEDİM</b><br />
&#8220;Fenerbahçe  Spor Kulübü daha önceki yıllarda da bir kısım şampiyonlukları son anda  kaçırmıştır. Bu sene de son maça kadar şampiyonluğun kimin tarafından  kazanılacağı belli olmamıştır. Son maçta bu durum belli oldu. O maçta da  ben herkes tarafından görüldüğü gibi maçın denge içerisinde ve  Sivasspor&#8217;un üstünlüğü yönünde gitmesi nedeniyle büyük bir gerginlik ve  rahatsızlık yaşadım. Maçın son anlarını tribünde dahi seyredemedim. Şike  veya tevşik söz konusu olsa bu şekilde davranmam mümkün değildir.<br />
<br />
Sadece Fenerbahçe Kulübü  ile ilgili böyle bir soruşturma yapılması benim tarafımdan kabul  edilebilir bir şey değildir. Aynı konumda olan şüphe edilecekse başka  takımlar adına da bir takım şüphe sebepleri bulunmakla birlikte sadece  takımımız hakkında böyle bir suçlamaya muhatap olmak doğru olmamıştır.  Bizim kulüp olarak Ankaragücü Başkanı Melih Gökçek ile aramızda sorunlar  bulunduğu herkesin malumudur. Ankaragücü&#8217;nü o maçta 6-0 mağlup ettik.  Bunun şikeyle bir ilgisi yoktur. Böyle bir şey olsaydı aramızda sorunlar  bulunan Melih Gökçek&#8217;in bunu dile getirmesi beklenirdi.&#8221;<br />
<br />
<b>MOSTUROĞLU BASKI NEDENİYLE SÖYLEMİŞTİR</b><br />
&#8220;Eskişehir-Trabzon  maçıyla ilgili olarak Ümit Karan&#8217;a teşvik parası gönderdiğim  söyleniyor. Böyle bir şey varsa bütün futbolculara gönderilmesi  gerekirdi. Şekip Mosturoğlu&#8217;nun ifadesinde bu maçla ilgili olarak 1,5  tabirini kullanarak bir paranın teşvik amacıyla Eskişehir&#8217;e  gönderildiğini duyduğunu beyan ettiği söylenmektedir. Ancak, kendisi  avukat olan Şekip Mosturoğlu&#8217;nun büyük ihtimalle üzerindeki baskıyla  böyle bir şey söylemişse de bu tür şeylerin basında yer aldığı ve orada  duyduğu şeklindedir. Kulüpten belli bir paranın çıkması için 2 imzayla  onaylanması gerekir. Böyle birşey olduğuna dair delil de imkan da  yoktur. Psikolojik ifadesini verirken yanlış anlaşılmaya sebep olacak bu  şekilde bir ifade vermiş olabilir.&#8221;<br />
<br />
<b>SAVCILIĞA SEVKTEN ÖNCE SUÇLU BULUNDUM</b><br />
&#8220;İstanbul  Üniversitesi Kaardiyoloji Enstitüsü Labaratuvarı&#8217;na ait şahsımla ilgili  yapılan labaratuvar test sonuçlarına ilişkin belgeleri sunuyorum.  Sunduğum belgeden de görüleceği gibi hasta adı olarak benim adım  yaniAziz Yıldırım yazılıdır. Bunun karşı tarafında ise Metris 1 ve 2  No&#8217;lu KapalıCezaevi İnfaz Kurumu olarak adresim ve istek yapan Murat  Başkurt (doktor) yazılıdır. Bu test sonucunu biz savcılığa sevkim  yapılmadan önce polis tarafından anjiho yapılmak maksadıyla hastaneye  gittiğim sırada düzenlenmiş bir rapor olarak aldık.<br />
<br />
Dikkat  edileceği gibi daha savcılığa sevk edilmeden suçlu bulunup adresim de  kapalı cezaevi olarak gösterilmektedir. Bu da yapılan soruşturmanın art  niyetli olduğunu, önceden kurgulanmış, ön yargılı bir soruşturma  olduğunu göstermektedir.&#8221;<br />
<br />
<b>VÜCUDUM BİRÇOK YÖNDEN İFLAS ETTİ</b><br />
&#8220;Bir  örgüt faaliyeti içerisinde başkanı olduğum futbol kulübü lehine şike ve  teşvik eylemlerinde bulunmam iddiasını kesinlikle reddediyorum. Çeşitli  hastalıklarım vardır. Kalp damarlarımda problem vardır. Stent  takılıdır, diyabet yani şeker hastasıyım. Tansiyon problemim  bulunmaktadır. Böbreklerimde belirlenmiş bir kist ya da kanser oluşumu  söz konusudur. Yapılan tetkiklerde raporlara yansıdığı şekilde beyinde  hipofiz bölümünde yine bir kanser oluşumu tespit edilmiştir. Yani sözün  kısası vücudum birçok yönden iflas etmiş haldedir.&#8221;<br />
<br />
<b>LİGİN BİTİMİNE YAKIN SİYASİ BASKILAR VARDI</b><br />
&#8220;Ligin  bitimine yakın tarihlerde basından da takip edildiği gibi siyasi  baskılar dahi söz konusudur. Gittiğimiz bir kısım küçük takımların  maçlarında dahi rakibimiz olan Trabzonspor&#8217;un şampiyon olmasını dileyen  siyasiler olmuştur. Biz şampiyon olduğumuz bu sezon içerisinde tüm  maçlarımızı hak ederek kazandık. Tersini söylemek futbolcularımıza,  onların emek sarf ettikleri, döktükleri terlere saygısızlık anlamına  gelir.<br />
<br />
2006&#8217;dan bu yana bir takım dedikodular nedeniyle liglerin  incelenmesini değişik vesilelerle söylemişimdir. Hiçbir şekilde şikeyi  ve daha önce serbest bırakılması söylenen teşviki dahi onaylamadığımı  beyan etmişimdir.&#8221;<br />
<br />
<b>Özgener&#8217;le dargınım, onun kanalıyla etkilemem olmaz</b><br />
<br />
&#8220;Fenerbahçe-Kayseri  maçıyla ilgili benim, maçın hakemi olan Fırat Aydınus&#8217;u uyarması için  MHK Başkanı Oğuz Sarvan&#8217;ı Federasyon Başkanı aracılığı ile uyarmaya  çalıştığım iddiası doğru değildir. Ben şampiyonluk amacıyla müsabakaya  çıkan takımımızın iyi hakemler tarafından maçlarımızın yönetilmesi  amacıyla girişimlerde bulundum. Bu haklı bir girişimdir. Hakemleri  etkilemek anlamına gelmez. Yani maçlarımızın objektif olarak yönetilmesi  açısından, FİFA hakemi olan hakemlerimizin maçlarımızda görev almasını  talep etmiştik. Zaten federasyonda FİFA hakemi olan hakemlerin  maçlarmızı yöneteceğini söylemiştir. Bu diğer şampiyonluğa oynayan  takımlar içinde geçerlidir. Bu nedenle Cüneyt Çakır&#8217;ın da dahil olduğu 8  FİFA hakemi olması ve iyi hakem olması nedeniyle bu maçta  görevlendirilmelerini talep ettim. Bu art niyet ya da kaydırma isteği  değildir. Kamuoyunda son 1-2 aydır bilindiği gibi benim federasyon  başkanı MahmutÖzgener&#8217;e dargın olduğum ve konuşmadığım bilinmektedir.  Onun kanalı ile hakemleri etkileme düşüncem olamaz. Kaliteli hakemleri  istememin hakemleri etkileme düşüncem olamaz. Kaliteli hakemleri  istemenin bir art niyet olarak olarak görülmesi ve bu konuda suçlanmam  anlayabileceğim bir şey değildir.&#8221;<br />
<br />
<b>HUKUKÇULARIN YORUMU:<br />
<br />
Maddi hata değilse bu bir skandaldır</b><br />
<br />
<b>-Prof. Dr. Metin Feyzioğlu (Ankara Barosu Başkanı):</b> &#8220;Ben  bunun maddi bir hatadan kaynaklanmış olabileceğini düşünüyorum. Aksini  düşünmek bile istemem. Bu kabul edilemez bir skandal olur. Bu kişi yarın  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne başvurursa bu durumu kendisi lehine  bir delil olarak kullanabilir. Hakimin tarafsızlığına da gölge düşer,  hukuk adına kabul edilemez bir durumdur.&#8221;<br />
<br />
<b>- Avukat Doğukan Özdoğan: </b>&#8220;Gözaltındaki  bir şahıs hakkında mahkeme tutuklama kararı vermeden önce düzenlenen  bir evrakta adres olarak cezaevinin gösterilmesi mümkün değildir. Çünkü  henüz mahkemeye çıkarılmamış bir kişinin tutuklanıp tutuklanmayacağını  kimse bilemez. Polisin bu şekilde bir öngörüde bulunması da mümkün  değildir. Ben hata ile ya da moda deyimle &#8216;sehven&#8217; yapılmış  olabileceğini düşünüyorum. Aksi takdirde ortada gerçekten anlaşılması  mümkün olmayan bir durum var demektir. Yani polis gözaltına aldığı  kişinin henüz savcılık ve mahkeme işlemleri başlamadan tutuklanacağını  öngörebiliyorsa bu hukuk adına iyiye işaret değildir.&#8221;<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.sporbucks.com/haber/9213/futbol/spor-toto-super-lig/aziz-yildirim-ile-ilgili-sok-iddia-" target="_blank">http://www.sporbucks.com/haber/9213/...ili-sok-iddia-</a></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?18-Aziz-Yıldırım-İle-İlgili-Şok-İddia</guid>
		</item>
		<item>
			<title>1 mayıs</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?16-1-mayıs</link>
			<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 11:25:50 GMT</pubDate>
			<description>1 MAYIS..VAMOS VE ÇUBUKLUYLA ALANDA OLANLARA...SEVGİ..VE DESTEKLERİMLE.. 
YAŞASIN 1 MAYIS.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">1 MAYIS..VAMOS VE ÇUBUKLUYLA ALANDA OLANLARA...SEVGİ..VE DESTEKLERİMLE..<br />
YAŞASIN 1 MAYIS.</blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>Freyja</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?16-1-mayıs</guid>
		</item>
		<item>
			<title>TT Arena stadı reklamı :))</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?15-TT-Arena-stadı-reklamı-))</link>
			<pubDate>Wed, 02 Feb 2011 22:28:17 GMT</pubDate>
			<description>TT Arena stadı reklamı :)) 
 
http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-snc6/79150/675/10150097251928676_24253.mp4</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">TT Arena stadı reklamı :))<br />
<br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="530" height="450" id="player1">
<param name="movie" value="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-snc6/79150/675/10150097251928676_24253.mp4"></param>
<param name="allowscriptaccess" value="always"></param>
<param name="allowFullScreen" value="true"></param>
<embed id="player1" src="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-snc6/79150/675/10150097251928676_24253.mp4" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="530" height="450"></embed>
</object></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?15-TT-Arena-stadı-reklamı-))</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bir maçta kendi kalesine 3 gol atar mı bir takım?</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?13-Bir-maçta-kendi-kalesine-3-gol-atar-mı-bir-takım</link>
			<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 23:25:21 GMT</pubDate>
			<description>Bir maçta kendi kalesine 3 gol atar mı bir takım?  
 
Evet Atar :D 
 
http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash1/78710/909/183235401691461_7116.mp4</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Bir maçta kendi kalesine 3 gol atar mı bir takım? <br />
<br />
Evet Atar :D<br />
<br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="530" height="450" id="player1">
<param name="movie" value="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash1/78710/909/183235401691461_7116.mp4"></param>
<param name="allowscriptaccess" value="always"></param>
<param name="allowFullScreen" value="true"></param>
<embed id="player1" src="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash1/78710/909/183235401691461_7116.mp4" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="530" height="450"></embed>
</object></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?13-Bir-maçta-kendi-kalesine-3-gol-atar-mı-bir-takım</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Comandante Alex</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?12-Comandante-Alex</link>
			<pubDate>Mon, 06 Dec 2010 09:47:26 GMT</pubDate>
			<description>http://video.l3.fbcdn.net/cfs-l3-snc6/78826/154/134770109914225_23689.mp4</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><div style="text-align: center;"> <br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="530" height="450" id="player1">
<param name="movie" value="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.l3.fbcdn.net/cfs-l3-snc6/78826/154/134770109914225_23689.mp4"></param>
<param name="allowscriptaccess" value="always"></param>
<param name="allowFullScreen" value="true"></param>
<embed id="player1" src="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.l3.fbcdn.net/cfs-l3-snc6/78826/154/134770109914225_23689.mp4" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="530" height="450"></embed>
</object></div></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?12-Comandante-Alex</guid>
		</item>
		<item>
			<title>El Clasico 2010</title>
			<link>http://www.vamosbien.net/entry.php?11-El-Clasico-2010</link>
			<pubDate>Tue, 30 Nov 2010 07:26:00 GMT</pubDate>
			<description>http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash1/78818/498/180756318605576_7056.mp4</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><div style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="530" height="450" id="player1">
<param name="movie" value="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash1/78818/498/180756318605576_7056.mp4"></param>
<param name="allowscriptaccess" value="always"></param>
<param name="allowFullScreen" value="true"></param>
<embed id="player1" src="https://sharepi.com/player_final/player.swf?config=configd.php&amp;file=http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash1/78818/498/180756318605576_7056.mp4" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="530" height="450"></embed>
</object></div></blockquote>

]]></content:encoded>
			<dc:creator>ReDmOLe</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.vamosbien.net/entry.php?11-El-Clasico-2010</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>

